Gerçekle Yüzleşmek Ne Demek? Edebiyatın Aynasında Hakikatin İzini Sürmek Kelimelerin gücü, insanın hem en derin acılarını hem de en parlak aydınlanmalarını taşır. Bir edebiyatçının kalemi, yalnızca olayları değil, insanın iç dünyasındaki en kırılgan anları da görünür kılar. Gerçekle yüzleşmek tam da bu kırılganlıkta başlar: bir karakterin kendi içindeki aynaya bakması, bir anlatının perdeyi aralayıp hakikatin çıplak yüzünü göstermesidir. Bu yazı, edebiyatın güçlü anlatıları üzerinden “gerçekle yüzleşmek” kavramını çözümlemeye, insanın hakikatiyle kurduğu edebi ilişkileri irdelemeye odaklanıyor. Hakikatin Eşiğinde: Gerçekle Yüzleşmenin Edebi Temeli Gerçekle yüzleşmek, yalnızca bir durumu kabul etmek değildir; bu, insanın kendi benliğiyle, geçmişiyle ve vicdanıyla hesaplaşmasıdır. Fyodor Dostoyevski’nin Raskolnikov’u…
16 YorumEtiket: ger
Hangi Gezegen Yok? Psikolojik Bir Mercekle Gerçek ve İllüzyonun Sınırları İnsan zihni, bazen en belirgin gerçekleri bile bulandıran bir puslu cam gibidir. Bizler, dünyayı nasıl algıladığımıza dair sürekli olarak zihinsel filtreler kullanırız. Bir psikolog olarak, insan davranışlarını ve düşüncelerini çözümlemeye çalışırken sıklıkla karşılaştığım sorulardan biri şudur: “Gerçek nedir ve ne kadarını doğru algılıyoruz?” Belki de “hangi gezegen yok?” sorusu, bu sorunun bir başka halidir. Bilimsel olarak, bu gezegenin gerçekten var olup olmadığı önemli değildir. Ancak, psikolojik bir bakış açısıyla, bu soru zihnimizdeki boşluklar, hayal gücü ve toplumsal inançlarla ilginç bir bağlantı kurar. Gelin, bilişsel, duygusal ve sosyal psikoloji boyutlarından bakarak…
14 Yorum