Zamanın Kendi Takvimini Yazmak: Miladi ve Hicri Takvimin Edebiyat Perspektifinden İncelenmesi Zaman, kelimelerle yazılabilen, anlatılabilen ama bir türlü tam olarak kavranamayan bir akıştır. Bu akış, tarih boyunca farklı toplumların benimsediği takvimler aracılığıyla şekillenmiş, her biri zamanın gücünü ve yönünü anlamaya yönelik bir araç olarak var olmuştur. Miladi ve Hicri takvimleri de bu akışın, edebiyatçının kaleminden çıkan zaman izleri gibi, hem geçmişi hem de geleceği belirleyen birer harita olmuştur. Bu yazıda, Miladi ve Hicri takvimlerin nasıl hesaplandığını, edebiyatın derinliklerinden süzülen bir bakış açısıyla inceleyeceğiz. Zamanın sonsuzluğunda kaybolan insanın, bir yudum geçmişi ve geleceği nasıl kucakladığını anlamaya çalışacağız. Miladi Takvim: Batı’nın Zaman…
6 Yorum